banner5

Geçen hafta ülkemizin son çeyrek büyüme rakamları ve oranı açıklandı. Bu konu üzerine birçok yorumlarda yapılsa son tahlilde Türkiye son çeyrekte % 1,6 oranında büyüdü. Peki, küçüldü mü?  Hayır. Sadece önceki dönemlere göre büyüme oranında azalma yani küçülme yaşandı ama her şeye rağmen yine de büyüme devam ediyor ve edecek.( Son paragrafta 2018’de küçülmeyeceğimizi matematiksel olarak göreceğiz.)   Ama olaya mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış olarak bakarsak bu seferde,  GSYH çeyreklik bazda %1,1 küçüldüğünü görebiliriz. (Bakış açısı önemli..) 

ÖNCE KISA VERİLER 

Birinci çeyrek GSYH yüzde 7,2,  ikinci çeyrek GSYH 5,3 ve son çeyrekte GSYH yüzde 1,6 oranında büyüyerek, Ülkemizde 2018 ilk dokuz ayında büyüme ortalama %4,5 düzeyinde gerçekleşti.

NEYE RAĞMEN BÜYÜDÜK 

Kur saldırılarının olduğu dönemleri hatırlarsak, kur 13 Ağustos'ta 7.24 ile tarihi zirvesini görmüştü. Sonucunda bu durum, ülke içerisindeki özel tüketimi ve yatırımları olduğu gibi aşağıya çekmişti. Kur zaman içerisinde tekrar eski seviyelerine doğru gelse de, aradan geçen dönem ve dalga şokları her bir bireyi etkilediği gibi toplamda ülkemizi ve tabi ki de sonuç olarak büyüme rakamlarını olumsuz etkiledi. 

BÜYÜMENİN GENEL RESMİNE BAKARSAK

Çok detaya inmeden ve kafa karışıklığını önleme adına 3. Çeyrek büyümesinin resmine genel olarak baktığımızda; Aşağıdaki tablo üzerinden yazımıza devam edebiliriz. 

BÜYÜYENLER

KÜÇÜLENLER

Hizmetler % 4,5

İnşaat 5,3

Tarım % 1

Sanayi  %0,3

Sadece yukarıdaki tabloya baktığımızda hizmetler sektörünün büyümeyi kurtardığını net bir şekilde söyleyebiliriz. Şaşırtan durum ise, tarım sektörü.  Tarımsal üretimin, TUİK beklentilerinde düşüş tahmini yapılmasına rağmen, aksine büyüdüğünü görüyoruz.  İnşaat sektörüne gelince aslında yıllardır tartıştığımız “hormonlu büyümenin” kaynağı olarak gösterilen İnşaat sektöründeki sert düşüş net olarak gözüküyor. Aslında itiraf niteliğinde olsa da inşaat sektörünün küçülmesine sevinmedim değil. Neden mi? Birincisi büyümeye katkı sağlasa bile, büyümenin kalitesini düşürüyor. İkinci ve önemli olan kısımda, çarpık yapılaşmanın, her yere bir bina dikme telaşının olduğu ve  mevcut bina/ dairlerin olması gerekeninden çok yüksek fiyatlarda olmasının tek sebebi.. İnşaattaki anlamsız büyüme diye düşünmekteyim. Ülkemiz insanlarının geliri ile mevcut fiyatların oranın aynı olmadığını görmek ve söylemek için Nobel ödülü almaya gerek yok. (Yani inşaatta bir balon var patlaması da yakındır) 

PEKİ, YA İHRACAT? 

Son çeyrek büyümesine en büyük katkıyı elbette ki ihracat sağladı. Net ihracatın büyümeye olan katkısı % 6,7 puan olarak gerçekleşti. Her ne kadar kur avantajından kaynaklanan ihracat artışları olsa da, mevcut stoklar eritilerek bu seviyelere gelindi diyebiliriz. Sonuçta hizmetler sektörü ve ihracat son çeyreğin büyümesini sırtladı diyebiliriz. 

YILSONUNDA BÜYÜME NEGATİFE GEÇER Mİ?

Aslında demek istediğim, 4. Çeyrek rakamları açıklandığında toplamda 2018 yılı için büyüme değerlerimiz ne olur sorusu. Tekrar başa gelirsek, ilk 9 ayda ülkemiz büyüme oranı ortalama % 4,5 seviyesinde gerçekleşti. Son çeyrek oranı eğer;  eksi yönde % 11 olmaz ise (şu an için olma ihtimali sıfıra yakın)  Türkiye’nin 2018 yılı için küçülmesi mümkün değil. Peki, oran ne seviyelerde olur? Sorusu farklı bir soru olmakla birlikte son çeyrek büyüme oranı (-2 ve yukarısı olmadığı)  müddetçe yılsonu büyümesi yüzde 3 ün altında olmaz.

SONUÇ:  Ekonominin büyümesi kadar, büyümenin kalitesi de önemlidir. 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.